SGK, SSK, Fatura, Tc no, Öss, Aöf, Fatura, Telefon, SSK prim vb sorgulama rehberiniz.
Home icon
  • Danıştay”ın Katsayı Kararına Tepkiler Çoğalıyor

    Danıştay, kendisine saldıranlarla aynı çizgide

    Danıştay, vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararı ile daha önceki kararlarında olduğu gibi Anayasa’nın ve evrensel hukuk kurallarının eşitlik ilkesini bir kez daha yok saymış, ihlal etmiştir.

    Danıştay, bu kararında önceki kararlarına atıf yapmaktadır. Yargı kararları dogma değildir. Her zaman gelişen hukuka uygun olarak değişebilir. Danıştay’ın daha önce verdiği kararlarda baroların dava ehliyeti dar yorumlanırken bu ve bir önceki kararında geniş yorumlamak suretiyle yerleşmiş olan kendi içtihadını değiştirdiği gibi yargı kararları da gelişen hukuk çerçevesinde değişebilir. Bu değişikliğin olması için herhangi bir yasal değişikliğin veya durum değişikliğinin olması şartı aranmaz. Bu yönüyle Danıştay, kendisi ile çelişkiye düşmüştür.

    1999 yılından beri uygulanan katsayı, evrensel hukuk normlarına ve Anayasa’nın eşitlik ilkesine açıkça aykırıdır. Katsayı uygulaması meslek lisesi mezunlarının üniversiteye girebilme şanslarını tümüyle ortadan kaldırmaya yönelik ve fırsat eşitliğini ortadan kaldıran bir yapıya sahiptir. Yargı, statükoyu koruma aracı değildir. Aynı şekilde yargı mensupları da statükonun bekçileri değildir, olmamalıdır. Danıştay’ın bu kararının gerekçesi, hukukun gelişmesini tıkayan bir yapıya sahiptir. Kuşkusuz yargı kararlarına uymak zorunludur. YÖK de öyle yapmış ve bir önceki kararına uyarak yeni bir düzenleme yapmıştır. Bu düzenlemede de önceki karar yok sayılmamış, işin gereği olarak katsayı uygulamasını makul sayılabilecek fırsat eşitliğini tümden ortadan kaldırmadan öğrencinin branşına uygun tercih yapmaları halinde teşvik edecek katkıyı öngörmüştür.

    ÜLKENİN MESLEK LİSELERİNE İHTİYACI VAR!

    Danıştay, bu kararı ile YÖK’ün takdir yetkisini tamamen ortadan kaldırmayı amaçlamıştır. Kararda açıkça geçmiş uygulamayı aynen devam ettirmesini emretmiştir. Halbuki kuvvetler ayrılığı ilkesi gereği yargının idareye neyi nasıl yapması gerektiğini emretmesi veya telkin etmesi söz konusu olamaz. Yargı idarenin işlemlerini yasalar çerçevesinde denetler. İdarenin takdir yetkisini yargı kararları çerçevesinde uygulamasını beklemek, yasaları ve idarenin takdir yetkisini yok saymaktır.

    Yıllardır uygulanan katsayı, ülkede meslek liselerini yok olma noktasına getirmiştir. Meslek liselerinden üniversiteye gidebilme şansının yok denecek kadar az olması nedeniyle ilköğretimden sonra meslek lisesine gitmek isteyen öğrenci kalmamıştır. Katsayı öncesi sınavla öğrenci kabul eden meslek liseleri bugün itibarıyla öğrenci bulamaz duruma düşmüştür. Ayrıca üniversite şansı kalmayınca meslek liselerinde eğitim seviyesi oldukça düşmüştür.

    Ülkenin sanayisi, çalıştırmak üzere yetişmiş meslek lisesi mezunu bulamamaktadır. Yoğun işsizliğe rağmen yetişmiş meslek sahibi ara eleman sıkıntısı vardır. Danıştay kararında, mevcut uygulamanın değişmesi için makul, objektif, kamu yararı, hizmetin gereklerine uygunluk şartının olması gerektiği belirtilmiştir. Uygulamanın değiştirilmesi için bu kriterlerin hepsi mevcuttur. Kamu yararı, katsayı uygulamasının değiştirilmesini gerektirir. Aksi halde ülkede mesleki eğitim yok olmak üzeredir. YÖK’ün yürütmesi durdurulan kararı objektiftir. Kişiye veya bir gruba özel bir uygulama getirmemektedir. Eşitlik ilkesine uygundur, aynı şartlarda bulunan öğrencilere eşit uygulama getirmiştir. Makuldür, düz lise mezunu ile meslek liseleri arasındaki farkı makul seviyelere çekmiştir. Hizmetin gereklerine uygundur. YÖK’ün ülkenin ihtiyaçlarını gözeterek öğrenci yetiştirmesi gerekir. İçinde bulunduğumuz koşullarda ve uygulamanın ortaya çıkardığı sonuçlar dikkate alındığında YÖK’ün uygulamayı değiştirmemesi, Danıştay kararının tam aksine görevini ihmal etmesi anlamına gelir.

    Ülkenin meslek liselerine ihtiyacı vardır. Bugün itibarıyla sadece istatistik verilere bakılsa on yıllık uygulamanın meslek liselerini yok olma noktasına getirdiği ve bu uygulamadan bir an önce dönülmesi gerektiği çok açık olarak görünür. Katsayı uygulaması, 28 Şubat cuntacı döneminin eseridir. Danıştay, bu yürütmeyi durdurma kararı ile Danıştay saldırısını düzenleyen cuntacılarla aynı çizgide buluşmuştur. Tüm bunları görmezlikten gelip mevcut yanlış uygulamayı sırf statükoculuk nedeniyle desteklemek ve değiştirilmesini engellemeye çalışmak, anlaşılabilir bir tutum değildir. İstanbul Barosu’nun bu konudaki meslek liselerini yok etmeye yönelik ülkenin önünü tıkayan ve sorunun devamı konusundaki ısrarcı tutumu ideolojik bir yaklaşımdır. Danıştay, bu yürütmeyi durdurma kararı ile İstanbul Barosu’nun ideolojik yaklaşımına prim vermektedir.
    Av. Sinan KILIÇKAYA Hukukçular Birliği Vakfı Yön. Kur. Başk.
    _____________________________________________________
    ’Darbeler sadece kışlalarda tank ve tüfekle yapılmıyor’

    Danıştay’ın kararı Beyoğlu’nda düzenlenen 2 ayrı gösteriyle protesto edildi. YÖK’ün son katsayı düzenlemesinin durdurulması için dava açan İstanbul Barosu yakınında toplanan AK Parti İstanbul Gençlik Kolları üyeleri, Danıştay kararını protesto amaçlı pankartlar açarak, sloganlar attı.

    Grup adına açıklama yapan AK Parti İstanbul Gençlik Kolları Başkanı Erkan Kandemir, ’milletini iç tehdit olarak gören anlayışın önemli tezahürlerinden biri olan katsayı adaletsizliğinin, 28 Şubat dayatmalarının en önemli unsurlarından birisi olduğunu’ söyledi.

    Galatasaray Lisesi önünde toplanan Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği, İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneği ve Eğitim-Bir-Sen ile çok sayıda mağdur öğrenci ve veliden oluşan kalabalık bir grup da sloganlar eşliğinde Baro’ya doğru yürüyüş yaptı. ’Darbeci baro hesap verecek’, ’Danıştay ancak yürütmeyi durdurur, özgürlük ve adalet yürüyüşümüzü durduramaz’, ’Darbeci Baro Zorba Danıştay’, ’Danıştay’ın balyozu öğrencinin tepesinde’ yazılı pankart ve dövizler taşıyan grup, ’İstanbul Barosu Ergenekon yuvası’ ve ’İstanbul Barosu cuntanın bürosu’ sloganları attı. Grubun önü Çevik Kuvvet polisleri tarafından Baro’ya metreler kala kesildi. Polis, Baro önündeki eyleme izin vermedi. Burada bir açıklama yapan Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, Türkiye’de her gün darbe planlarının bir bir ifşa olduğunu hatırlatırken, darbelerin sivil ayağı olduğuna da dikkat çekti: “Baro sahip olduğu Ergenekoncu zihniyetle bu görevini bihakkın yerine getiriyor. Darbeler sadece kışlalarda tanklarla tüfeklerle yapılmıyor. Bunu yapamadıkları zaman cuntacılar bürokratik oligarşik yapıyı tank sürer gibi halkın üzerine devreye sokuyorlar.”

    Katsayı eşitsizliğinin 28 Şubat sürecinin bir ürünü olduğunu anlatan Kaya, “Bu uygulama, katsayı eşitsizliği, 28 Şubat darbe sürecinde dönemin faşist şeflerinden Çevik Bir’in emri ile uygulanmaya başlamıştır.” şeklinde konuştu. Kaya’nın ardından söz alan katsayı mağduru Erkan Şahin, yapılan tüm yanlışlara rağmen direneceklerini ifade etti.
    ___________________________________
    Söz konusu yasaksa gerisi teferruat

    Bazı sivil toplum kuruluşları ve sendikaların üyeleri, üniversiteye girişte farklı katsayı uygulaması öngören kararın yürütmesinin durdurulmasını Danıştay önünde protesto etti.

    Eylemcilerin taşıdığı “Söz konusu yasaksa gerisi teferruat”, “Meslek liseleri memleket meselesi”, “Faşizm budur” dövizleri dikkat çekti. Grup adına konuşan Mazlumder Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, Danıştay’ın, kanunen YÖK’ün sorumluluğunda bulunan bir alana yetkisi dışında müdahale ettiğini söyledi. “Danıştay 8. Dairesi’nin buna benzer başka bir davada ’katsayı belirleme ve sınav sistemini değiştirme kararının YÖK’te olduğuna hükmettiğini, ancak bu kez geçmişte verdiği kararla çeliştiğine” dikkat çeken Ünsal, idari yargının geçmiş kararlarını hiçe saymak pahasına verdiği bu kararın yargının güvenirliğini tartışma konusu yaptığını ifade etti.

    Ünsal, alınan kararla yargının, yasama ve yürütme üzerinde baskı kurma çabası içerisinde olduğunu ileri sürerek, “Danıştay’ın Türkiye gerçeklerine aykırı olarak 45 gün gibi kısa bir sürede katsayı davasını karara bağlaması, verilen kararın matbu bir karar olduğu izlenimi doğurmuştur. Danıştay bundan sonraki davalarda aynı hızla karar veremezse bu yöndeki şüpheleri izale etmek yükümlülüğündedir.” dedi. Eğitimde eşitliğin evrensel ve vazgeçilmez bir insan hakkı olduğunu belirten Ünsal, bu hakkı hiçe sayan kararı ideolojik ilan ettiklerini de bildirdi.



    Powered by

    Görüş bildirin